18+ Bu sayfa yalnızca 18 yaş ve üzeri yetişkinlere yönelik rızaya dayalı erotik kurgu içerir. Gerçek kişiler veya yasa dışı temalar yoktur.

Muhasebede Mesai Bitince Muhasebeciyi Domalttım

Ofis
Ofis muhasebe odası gece mesaisi — Liberal24

Cuma 19:25, muhasebe katında florasan hâlâ açık. Aşağıda güvenlik televizyona bakıyor, asansör sesi seyrek. Ben Cem, 34, satış birimindenim — fatura dosyası eksik diye indim. Yanımda muhasebeci Melisa, 31. "Şu KDV satırına bir daha bakalım" dedi, kapıyı kilitledi, camlı bölmenin perdesini çekti.

Masada klavye vardı. Excel açık, rakamlar yeşil. Melisa saçını toplayıp kalemi ısırıyordu. Bluzunun bir düğmesi açıktı, bilerek mi bilmiyorum. "Cem, şu eki mailde yok," dedi. Ben sandalyeyi yanına çektim. Omuzumuz değdi. Parfümü keskin değil, sabun ve kağıt. "Burada mı bakalım, yoksa yarın mı?" diye sordum. "Şimdi," dedi. "Yarın müdür soracak."

Neyse dosyayı açtık. Beş dakika gerçekten baktık. Sonra Melisa mouse'u bırakıp döndü. "Sen üç aydır hep geç kalıyorsun buraya," dedi. "Fatura bahanesi mi?" Gülümsedim. "Bazen." O da güldü, sonra ciddileşti. Eli dizime kondu. "Kapı kilitli," dedi. "Perde kapalı. Aşağıdaki duymayacak kadar kısık konuş."

Öptüm onu sandalyede. Melisa dilini soktu, kalemi düşürdü yere. Bluzunun düğmelerini açtım, siyah sütyen. Memelerini avuçladım, uçları sert. O pantolonumun fermuarını indirdi, elini boxer'ıma soktu, yarrağımı sıvazladı. "Sertlenmiş," diye mırıldandı. "Masada mı, yoksa…" "Masa," dedim. "Ama sessiz."

Melisa'yı kaldırdım, muhasebe masasının kenarına oturttum. Etek vardı üzerinde — ofis eteği, diz üstü. Yukarı sıyırdım, külot gri. Ortası ıslak. Parmağımı koydum, kaydı. Amı sıcaktı. İki parmak, kıvırdım. O başını geriye attı, "ah" dedi boğuk, sonra eliyle ağzını kapadı. Florasan vızıldıyordu, klimanın üflemesi de vardı — iyi, sesleri biraz yutuyor. Klavyeyi kenara ittirdim, bir klasör yere düştü. "Bırak," dedi. "Sonra toplarız."

Çömeldim, külotu yan çektim, amını yaladım. Melisa bacaklarını omuzlarıma aldı, topukları sırtıma değdi. Dili klitoriste gezdirince sandalyenin tekeri gıcırdadı — dondum. Ses kesilince devam. Melisa "parmak da" dedi. Soktum, yaladım birlikte. Islak ses küçük ama odada duyuluyordu. "Yeter, sik," dedi. "Kondom çekmecede, solda."

Açtım. Folyo. Taktım. Melisa'yı çevirdim, masaya eğilmesini işaret ettim. Ellerini Excel'in açık olduğu ekranın iki yanına koydu, kalçasını geri verdi. Etek belinde buruşuk. Yarrağımı amının ağzına sürttüm, girdim yavaş. "Tamam… daha," dedi. İçine battım. Sıkıyordu. Belini tuttum, kısa vurdum — camlı koridor boş ama ayak sesi olursa diye. Her girişte masa hafif titreşti, bardaktaki kalemler tık tık etti.

Muhasebe odası mesai sonrası — Liberal24

Tempo arttı. Melisa "sert ama şapırtısız" dedi, güldü dişlerinin arasından. Güdüm öyle. Bir elimi öne alıp amının önünü ovdum sikerken. O klavyenin kenarını sıktı, tırnak izi. Masadaki küçük kaktüs saksısı titredi, yaprağı düştü — saçma, ikimiz de baktık bir saniye. Asansör ding — ikimiz donduk, yarrağı içimde. Ayak sesi aşağı kata indi, uzaklaştı. "Devam," fısıldadı. Devam ettim. Bu sefer daha derin, daha düzenli. Memeleri masaya sürtünüyordu, bluz açık. Bir ara telefonu titreşti masada, müdür grubu — bakmadı, ters çevirdi.

Çevirdim onu yüzü bana. Masaya oturttu, bacaklarını açtı, tekrar girdim. Göz göze. Melisa boynuma sarıldı, "Cem… orası…" diye boğuk. Amı kasılmaya başladı. "Geliyorum," dedi. Boşaldı üstümde, bacakları belime kilit, tırnak sırtımda. Ben dayandım birkaç vuruş, sonra bıraktım — kondoma sert. Bir süre kıpırdamadan, alın alına. Florasan hâlâ vızıldıyordu. Ekranda KDV satırı yanıp sönüyordu, kaydedilmemiş.

Çıkardım. Kondomu peçeteye, çöpün dibine. Melisa külotunu çekti, eteğini indirdi, bluzu düğmeledi yanlış — bir düğme kaymış, düzelttim. Kalemi yerden aldım, klasörü. Excel'i kaydettik gerçekten bu sefer. "Dosya tamam," dedi, sesi normal ofis sesine dönmüştü. "Maili atayım." Attı. Ben pantolonumu kapadım.

Kapının kilidini açmadan önce "gelecek Cuma?" diye sordum. Melisa mouse'a baktı. "Cuma müdür erken çıkıyor. Perşembe daha boş." Başımı salladım. Kilidi çevirdi dışarı, koridor bomboş, florasan sırası yanıyordu ta asansöre kadar. Aşağıda güvenlik hala maç izliyordu, selam vermeden geçtim.

O günden beri arada. Her seferinde fatura, ek, KDV bahanesi. Bazen sadece o çekmecedeki kondom ve beş dakika ayakta, bazen Melisa sandalyede ağzına alıyor — sessiz, çünkü koridor camı. Bir keresinde temizlikçi arabasını uzaktan duyduk, pantolonları çekip dosyaya döndük, adam "iyi akşamlar" dedi, biz "iyi akşamlar." Melisa'nın yanağı kızgındı, ben gülmemek için kağıda baktım.

Geçen Perşembe müdür gerçekten erken çıktı. Melisa mesaj attı: "kat boş." Çıkardım bahaneyi, indim. Bu sefer o yönetti — beni sandalyeye oturttu, eteğiyle üstüme bindi, yarrağımı kendi eliyle amına indirdi. Masaya değil sandalyeye. Tekerler biraz kaydı, tuttum kollarını. Boşalınca alnını omzuma koydu, "mail savıldı" dedi. Güldüm.

Aşk masalı yok. Var olan şey: kilitli muhasebe, florasan, masa kenarı, kısa ve ıslak. Melisa mail imzasında hâlâ "saygılarımla" yazıyor. Ben de satış raporuna bakıyorum. Ama her Cuma 19:20'ye doğru fatura klasörünü alıp merdivenden iniyorum. O da perdeyi çekmiş oluyor genelde. Kapı kilit sesi — tık — ondan sonra rakam kalmıyor.