18+ Bu sayfa yalnızca 18 yaş ve üzeri yetişkinlere yönelik rızaya dayalı erotik kurgu içerir. Gerçek kişiler veya yasa dışı temalar yoktur.

Niğdenin soğuk köyünde grup sikildim

Grup Seks
Niğde köyünde soğuk gece soba başı yetişkinler - Liberal24

Niğde’nin köyü, akşam üstü. Taha direksiyonu Bilo’ya kaptırmıştı, “borcum var, benzin benden” diye. Türkay arkada, dizini ayça’nın dizine değdirip çekiyordu. Ayça her seferinde bacağını topladı. Bilo bir ara dikizden baktı. “Gerçek oyunu anlamadınız. Şu an arkamda takip var.” Taha güldü. “Yine mi borç, yine mi numara.” “Numara değil lan.” Bilo yolu toprak ara sokağa kırdı. Ev tek katlıydı, amcasının boş eviydi, öyle dedi. İçeride soba yanıyordu, rakı masadaydı. Taha iki kadehte gözünü kırpmaya başladı. Üçüncüde odaya yığıldı, horlama kapıdan geldi. Ayça kalktı. “Ben de yatıyorum.” Türkay yolunu kesti, elini sürmedi. “Yatma. Oyun bu kadar değildi.” “Ne oyunu.” Bilo sırıttı. “Para koparacağız sandın. Asıl iş sendin. Taha sızdı. Sen de azıcık kal.” Ayça kapıya yürüdü. Türkay bileğine yapışmadı, sadece önüne geçti. “Gitme diye tutmuyorum. Amın ne diyor ona bak.” “Hiçbir şey demiyor. Çekilin.” Çekilmediler. Bilo arkadan geldi, eteğin üstünden kalçaya bir kez sürttü, çekti elini. Ayça itti. İtince Türkay’ın göğsüne yapıştı, meme ucu sertti, ikisi de hissetti. Nefesi bozuldu. “Orospu değilim,” dedi. Sesi kısık çıktı. “Değilsin,” dedi Türkay. “Şimdilik. Şortunun içi yalan söylüyor.” Bilo parmağını külotun kenarından geçirdi, ıslaklığa değdi, gösterdi. Ayça yüzünü çevirdi. Amı kasıldı. Bir süre sobanın çıtırtısı durdu arada. “Ellemeni istemiyorum,” dedi. “İstemiyorsun,” dedi Bilo. “Ama sıkıyorsun parmağımı. Söyle, çıksın mı.” Çıkmadı. Ayça kendi eli Bilo’nun bileğine gitti, çekecekti, bastırdı. “Bir parmak. Fazlası yok.” İki parmak oldu. Kıvırdı, içini eşeledi, şapır şapır. Türkay memeyi gömlekten çıkardı, ucu emdi. Ayça duvara yaslandı, “yeter” dedi, kalçası öne kaydı. Horlama bir an kesildi. Üçü de durdu. Yine başladı. Ayça küfretti. “Tamam,” dedi. Kendi ağzı. “İstiyorum. Ama yavaş sokun. Sonra sertleşir.” Türkay yarağını çıkardı, taş gibi. Ayça’yı masaya oturttu, bacaklarını ayırdı, ucu amına sürttü. “İste, düzgün iste.” “Sok. Amımı sik. İkiniz de.” Kökledi. Nefesi kesildi, tırnağı Türkay’ın koluna geçti. Yavaş gitti, geldi, sonra çatır çatır. Bilo yanında dikildi, yarağını Ayça’nın ağzına dayadı. Önce çevirdi başını. Sonra açtı. Emdi, boğazına kadar alamadı, salyasını sürttü, inleyerek aldı. Türkay çekti. “Yan çevir. Bilo da girsin sırayla.” Ayça kendisi döndü, bir bacağını kaldırdı. Bilo kökledi, daha kalın geldi, içi gerildi. “Ah… siktir, yavaş… tamam, kökle.” Türkay memeyi avuçladı, düğmeyi ezdi. Bilo pompaladı, şap şap, sonra çıktı. Türkay geri girdi. Sırayla, ara vererek, ikisi de aynı amı doldurdu. Ayça bir kez Bilo’nun üstünde boşaldı, bir kez Türkay dibe vurunca. Sesini kendi koluna gömdü. “İçime,” dedi. “Önce sen, Türkay. Çekme.” Türkay son hamlede kaldı, dölünü akıttı. Çıkınca Bilo girdi, o da boşaldı, sıcaklık üst üste bindi, bacağına taştı. İkisi de çekilince amı açık kaldı, döl sobanın ışığında damladı. Bilo pantolonunu çekti. “Borç kapandı say.” Ayça eteğini indirdi, cevap vermedi. Odadan horlama aynı yerdeydi. Sabah Taha “köy soğuktu” dedi. Ayça “soğuktu” dedi. Başka bir şey demedi.