Ben İrem, 22. Yusuf 24. İkimiz de 21+. Bu ilk gecemiz — okul masalı değil, iki yetişkinin sorarak öğrenmesi.
Yusuf’un evi. Çarşaflar temiz. Kondomlar masada görünür yerde. Işık abajurda.
Yusuf bana döndü. Sesı netti, yargı yoktu.
“İrem… acele yok. İstemezsen sadece öpüşürüz. Her adımda soracağım. Sen de söyle.”
İç sesim: Korku değil heyecan. Ve kontrol bende.
“İstiyorum,” dedim. “Ama kurallar net: dur dersem dur. Kondom şart. Yarın utangaç suskunluk yok — konuşuruz. Baskı yok.”
“Anlaştık,” dedi Yusuf.
Kapı kilitli. Telefoplar sessiz.
Öptük — temkinli değil, aç. Dil dil. Ellerim teninde, onun elleri belimde. Yavaş öpüştük. Eller sordu, cevap aldı.
“Siktiğimin ilk gecesinde…” diye mırıldandım.
“Susma. Duyayım.”
Elini külotumun üstünden yokladı, ‘içeri gireyim mi?’ dedi. Zaten ıslaktım.
“Islakmışsın.”
“Evet — ıslaktım, senden.”
Parmakları amıma girdi, klitorisime değdi. Belim kıvrıldı.
“Parmağını böyle tut… siktir. Daha derin.”
Pozisyon değiştirdik. Bu sefer yan yattık; bacağımı kaldırdı, arkadan girdi, eli önden klitorisimde. Daha derin, daha kontrolü bende. Tempo ortaklaştı — ne o tek taraflı hızlı gitti, ne ben sadece aldım.
“Söyle,” dedi. “Nasıl?”
“Böyle. Biraz daha… evet. Amımı doldur. Sik.”
“Sikiyorum.”
Öpüştük. İnlemekten dilimiz birbirine çarptı. Orgazm yaklaşınca göz göze kaldık; kaçmadık.

Yatakta, yavaş
Sütyenimi kendim indirdim. Yusuf’a ‘em’ dedim.
“Meme uçlarını emebilir miyim?”
“Em. Sert em. Nazik edebiyat istemiyorum.”
Ağzı mememe yapıştı, ısırdı, diğerine geçti. Ben pantolonunu açtım; siki fırladı — kalın, damarlı, ucu kaygan. Avucuma aldım, sıvazladım. Sonra diz çöküp ağzıma aldım.
Tadı tuzlu-sıcak. Dilimi damarına gezdirdim, başını emdim, boğazım daralınca geri çekildim, salya ip gibi. Taşaklarını yokladım.
“Amına koyayım ne güzel yalıyorsun,” dedi.
Bir elimi kendi klitorisime götürdüm. Titriyordum; o durdu, sardı, yine sordu.
“Şimdi sen,” dedim. “Amımı ye.”
Yatağa uzandım, dizlerim kalkık. Külotumu sıyırdı, dilini yarığıma gezdirdi, klitorisimi emdi. İki parmak soktu, kıvırdı.
“Daire… evet… amımı ye Yusuf.”
Sonra durduk. Su içtik. Ellerimiz hâlâ birbirindeydi ama acele yoktu. Konuşmak da azdırıcıydı — çünkü utanmadan konuşuyorduk.
“En çok neyi sevdin?” diye sordum.
“Senin ‘dur’ demeye cesaretin ve dememen,” dedi. “Ve amını yemek.”
Güldüm.
“Ben de senin sikini yalamayı. Ve içeri girerken sormanı.”
Yeniden öpüştük. Bu sefer yumuşak. Sonra yine sertleşti — çünkü bedenlerimiz bitmemişti.
Neredeyse boşalıyordum.
“Dur.”
Durdu.
“Kondom?”
“Birlikte açtık. O taktı, ben kontrol ettim.”
Taktı.
“Hazır mısın?”
“Hazırım. Yavaş gir. Sonra sik.”
Girdi. Dolu. Nefesimi buldum, kalçamı ilerlettim.
“Bekle… tamam… sik. Daha sert.”
Çok yavaş girdi. Yarıda bekledi.
“Biraz daha… tamam… şimdi hareket et. Yavaş.”
“Yavaş. Söyle yeterse.”
Üçüncü turda üstteydim. Dizlerimin üzerinde, yavaş indirdim, köküne kadar oturdum, bekledim. İçimde nabız gibi atıyordu. Ellerim göğsünde, onun elleri kalçamda.
“Hareket sende,” dedi.
Salladım. Önce küçük, sonra geniş. Klitorisimi kendi parmağımla ovuşturdum; o meme uçlarımı sıkıp bıraktı. Tempo yükseldikçe inlemem uzadı.
“Boşal üstümde,” dedim.
“Sen önce.”
“Birlikte.”
Birlikte geldik. Titreyerek. Bir süre kıpırdamadan kaldık; sadece nefes.
“Boşalacağım.”
“Gel. Ben de… İrem…”
Geldik. Amımı kasarak sıktım; Yusuf inledi. Ter, nefes, abajur vızıltısı.
İç sesim: Bu ‘ilk’ bir yarış değil. Öğrenme.
Yan yana yüz yüze
“Bir tur daha ister misin? İstemezsen giyiniriz.”
“İsterim. Sen nasıl istersen.”
“Yan yana, yüz yüze, küçük hareket. Yeni kondom. Bol kaygan.”
Kaygan, kondom. Yan döndük. Girdi. Sordu.
“Tamam mı?”
“Tamam. Sik. Sert.”
Sikti. Klitorisimi birlikte ovuşturduk.
“Daha hızlı… amımı sik Yusuf… biraz daha hızlı — ama az”
“Az artırıyorum.”
İkinci orgazm daha sert geldi. Dizlerim titredi; Yusuf belimi tuttu, o da boşaldı.
Ter kokusu, ten kokusu, hafif parfüm. Odadaki her ses büyüdü: nefes, cilt sürtünmesi, ıslak şapırtı. Gözlerimi açıp kapadım; her açışta aynı yüz, aynı rıza.
“Böyle iyi mi?” diye sordu.
“İyi. Daha sert olabilir. Ama çekil dersem çekil.”
“Tamam.”
Parmak tempo tuttu. Klitorisim şişmişti; her dokunuşta bacağım seğirdi. Boşalmaya yaklaşınca kalçamı ileri sürdüm, sonra geri aldım — kontrol bende kalsın istedim. O da anladı; yavaşladı, bekledi, yine hızlandı.
Sonra
Su içtik. Konuştuk.
“Acıdı mı?” dedim.
“Hayır. İyi. Devam.”
Eller yine birbirindeydi. Bu sefer yavaş: yüz yüze, küçük hareketler, ortak tempo. Klitorisimi birlikte okşadık. Orgazm dalga dalga geldi; Yusuf peşimden geldi.
“Boşaldım önce ben; o bekledi, sonra geldi”
“Beklemesi… her şeydi.”
Çarşafa sarılıp kaldık. Su içtik.
“İkinci gece de böyle sorarak” dedim.
“Böyle.”
Sabah kahvaltıda gülümsedik — utanmadan.
İç sesim: İlk gece. Sorarak. Rızayla. 22 yaşında yetişkinim.
Biraz daha, çünkü bitmemiştik
Su içtik. Konuştuk. Ellerimiz yine birbirindeydi — acele yok, kaçış yok. Öpücük yumuşak başladı, dil dil oldu. Ten teni buldu.
“Bir tur daha ister misin? İstemezsen gerçekten giyiniriz. Baskı yok.”
“İsterim. Yavaş. Hissetmek istiyorum.”
“Yavaş.”
Yeni kondom. Bol kaygan. Yüz yüze uzandık. Girdi, bekledi, küçük hareketlerle ilerledi. Klitorisimi birlikte okşadık; tempo ortaklaştı. Her nefeste “iyi misin?” — “iyiyim” — “devam” döngüsü vardı. Bu döngü azdırıcıydı, çünkü güvende hissettiriyordu.
“Böyle… evet… biraz daha derin… tamam.”
“Söyle yeterse.”
“Yeter değil. Devam. Sik.”
Sürtünme, ısı, ıslak ses. Orgazm bu sefer dalga dalga geldi; peşinden onun iniltisi. Bir süre kıpırdamadan kaldık. Terimiz soğudu. Gülümsedik.
Sonra gerçekten toparlandık. Çarşaf, yerdeki kumaşlar, açık su şişesi. Kapıya doğru yürürken bir kez daha öpüştük — kısa, net, teşekkür gibi.
“Bu geceyi abartmadan anlatırım,” dedim kendi kendime. “Çünkü zaten yeterince iyiydi.”
Dışarıda hava vardı: gece, sabah, yağmur, rüzgâr — fark etmez. İçeride kalan şey rızaydı. Ve tok bir beden.